Video Konferans Çözümleri ile Çevreye Duyarlı Toplantılar
“Uçakla bir saat uçan bir kişinin atmosfere saldığı gaz emisyonu, bir Bangladeşli’nin atmosfere bir yılda saldığı gaz emisyonuna eşit.” Hiç 10.000m’de uçakla seyahat ederken altınızdaki uçsuz bucaksız okyanusu veya kara parçalarını seyredip insanoğlu koca dünyaya nasıl zarar verebilir ki diye düşündünüz mü? Ben düşündüm. İnsanoğlunun doğaya ciddi zararlar verdiği artık çok açık. Konforlu koltuklarına kurulup seyahat ettiğimiz ve bizi dünyanın bir ucundan diğer ucuna taşıyan uçakların, dünyada en fazla çevre kirliliği yaratan ulaşım aracı olduğu açıklandı. Bunu biliyor muydunuz? Ve biz uçakla seyahat ettikçe küresel ısınmaya neden oluyoruz. Harcayacak yeterli parası ve boş zamanı olanlar için dünyada keşfedilecek bir çok büyüleyici yer var. Geçen yıllar içersinde hava yoluyla ulaşım gittikçe ucuzladığı için cebinde seyahat için küçük bir bütçesi olan herkes günümüzde uçakla seyahati tercih ediyor. Maalesef, uçaklar diğer tüm diğer ulaşım araçlarından daha çok karbondioksit (CO2) üretiyor. Yani atmosferi daha çok kirletiyor. CO2 gazı bildiğimiz gibi sera gazı ve sera gazı güneş ışınlarının atmosferde tutulmasını sağlayarak dünyanın ısısının artmasına neden oluyor. Bilim adamları İngiltere’nin ikliminin böyle giderse çok kısa bir süre sonra Akdeniz ülkelerinin iklimine benzeyeceğini belirtiyor. Şu an İngilizlerin çoğunun yaz tatillerini sıcak ülkelerde geçirmeyi tercih etmesi ne kadar ironik değil mi? Küresel ısınma devam ettiği takdirde Maldiv Adaları gibi pek çok turizm bölgesi sular altında kalacak. Durumu özetleyecek olursak gelişmekte olan ülkeler gelişmiş ülkelerin neden olduğu problemlerle uğraşmak zorunda kalıyor. Küresel ısınma da bu problemler arasında en önemlisi hiç süphesiz.
Avrupa Ulaştırma ve Çevre Federasyonu Sözcüsü Beatrice Schell “Uçakla bir saat uçan bir kişinin atmosfere saldığı gaz emisyonu, bir Bangladeşli’nin atmosfere bir yılda saldığı gaz emisyonuna eşit.” diye belirtiyor. Diğer bir araştırma ise her yıl jet motorlarının atmosfere saldığı gaz emisyonunun, Afrika kıtasının bir yılda saldığı gaz emisyonu miktarına eşit olduğunu söylüyor. Peki bu problemi çözmek için biz ne yapabiliriz?
Elbette uçak üreticileri daha verimli motorları nasıl üretebilecekleri konusunda veya hidrojen gibi alternatif yakıt kaynakları kullanabilecekleri motorları üretmek için her sene ciddi bütçeler ayırıyorlar. Ancak bu teknolojilerin uygulamaya geçmesi onlarca yılı alabilir. Hükümetler konuyla ilgili yeterli önlem almadığına göre burada iş bizlere, bireylere düşüyor. Konuyu çözmenin en iyi yolu, uçakla hiç seyahat etmemek. Dünya Kardeşleri gibi çevreci gruplar insanları trenle seyahat etmek veya evlerine yakın yerlere tatile gitmeye teşvik ediyor. Ancak uçakla seyahat etmenin maliyeti düştükçe, egzotik yerlere gitmenin cazibesi arttıkça örneğin İngiliz turistleri Bangkok veya Singapur’a gitmek yerine Blackpool’da tatil yapmaya ikna etmek gittikçe güçleşiyor. Çevreci gruplar ayrıca uluslararası iş ortamları için uçakla seyahat yerine telekonferans veya videokonferans yönteminin tercih edilmesini öneriyorlar. Fakat pekçok iş adamı hala yüzyüze görüşmeyi tercih ediyor. Oysa iş ortamları için Telekonferans ve Videokonferans ile haberleşmeyi tercih ederek sadece küresel ısınmayı önlemekle kalmayacağız aynı zamanda şirketimizin seyahat bütçesi önemli miktarda azalacak, tasarruf etmiş olacağız. Bu durum CEO' lar için önemli bir motivasyon olabilir. Zaman kaybı ve yorgunluk olmayacak. Ortam değişikliği kaynaklı iş verimsizlikleri yaşanmayacak. Herkes bulunduğu ortamda çalışmaya devam edecek. Karşısındaki kişiye ister ses ister görüntülü ses ile ulaşarak, konuşma ve toplantı yapma imkanına kavuşacak ve böylece küresel ısınmanın önüne geçmiş olacağız. Uçakla seyahat ettiğimizde atmosfere salacağımız CO2 gazı miktarını hesaplayabilmemiz için Future Forests adlı bir çevreci kuruluş internet sayfasına CO2 miktarını hesaplayan bir sayaç da koymuş. Bu sayaç, uçakta iken neden olduğumuz CO2 gazının atmosferden temizlemek için kaç tane ağaç yetiştirmemiz gerektiğini de söylüyor. Doğayı kirletmek yerine yukarıdaki önerileri elbirliği ile uygulamaya geçirsek hem kendimiz hem de çocuklarımız için daha iyi bir dünya yaratmış olmaz mıyız, ne dersiniz?
|